KOCAELİ
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
EkimKasımAralık
PztSalÇarPerCumCmtPaz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
KOCAELİ BARO MECLİSİ 12.02.2010 TARİHLİ TOPLANTI TUTANAĞI
Tarih: 31.12.2009 23:00:00 | Okunma Sayısı: 6275 | | |
 KOCAELİ BARO MECLİSİ 12.02.2010 TARİHLİ TOPLANTI TUTANAĞI
   
1- Toplantı yetersayısının bulunduğu görüldü.
 
2- Baro Meclisi Başkan Av. M. Bora Uluç, toplantının açılışını yaptı.
 
3- Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra Meclis Başkanı Av. M. Bora Uluç tarafından gündem okundu.
 
4- Meclis Başkanlık Divanı üyesi Av. Nuri Almaz tarafından Anayasa Mahkemesi’nin Avukatlık Kanunu’ndaki Avukatlık Sınavı’nın kaldırılmasına dair maddesinin iptaline dair karar kararı sonrasında yapılması gereken yeni düzenlemenin hangi yönde olması gerektiği, kanunun yürürlük tarihi, kimleri kapsayacağı gibi uygulamada meydana gelebilecek sorunların öngörülmesi ile buna dair önerilerin, hukuk eğitimine dair sorunların, Harçlar Kanunu’na göre alınacak harç miktarların belirlenmesine ilişkin Maliye Bakanlığı tebliği, nispi harçların oranının sürekli yükseltilmesi, kanun yollarına başvurma sırasında başvuru harcı alınması, bazı kamu kurumlarından ve nafaka alacaklarına dair dava ve takiplerden dahi harç alınmasına rağmen bankalara harç muafiyeti getirilmesi, AİHM kararlarına rağmen, Harçlar Kanunu Yönetmeliği’ne ve müfettiş raporlarına dayanılarak bakiye ilam harcı alınmadan haklı olan tarafa dahi ilamın verilmemesi ve Anayasa Mahkemesi’nin buna ilişkin son kararının, , avukatlardan alınan gelir vergisi ve KDV oranlarının avukatlık ücretlerine ve dolayısıyla hak arama özgürlüğüne etkisinin, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik ile kendi özel kanunlarında zorunluluk olmasa dahi tüm işyerlerinin yönetmelik kapsamına alınmasının Avukatın ve savunmanın idare karşısındaki bağımsızlığına etkisinin, Adli Tıp Kurumu ve bilirkişilik sistemindeki tıkanmanın, bu hususların hak arama özgürlüğüne etkisinin tartışılabileceğini belirtti.
 
Günceme ilişkin meclis üyeleri görüş ve önerilerini bildirdiler.
 
Av. Murat Özveri; Eskişehir, Ankara, İstanbul ve diğer bazı illerde işçi davalarını satın alan avukatlık bürolarının bulunduğunu, avukatlıkta rekabetin kanun ve meslek kuralları dışına taştığını, yargı harçlarının gizli bir vergi haline dönüştüğünü, bunun kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi anlamına geldiğini, 1980 darbesinden sonra iş davalarından harç alınmaya başlandığını,  bunun hak arama özgürlüğü önünde en büyük engel olduğunu, AİHM’de bile harç alınmadığını, artık harçların kaldırılması gerektiğini, haksız rekabetin ortadan kaldırılması gerektiğini, avukatın müvekkili ile ücret görüşmesi yapmaması gerektiğini, ücretin barolara ödenmesi gerektiğini, fakültenin 2. sınıfından itibaren (hakim, savcı, avukat) gibi branşlaşmaya gidilmesi gerektiğini, sınavların ÖSYM tarafından yapılmasının sadece buna ilişkin özel kursların ve dershanelerin çoğalmasına neden olacağını, kaliteyi sağlamayacağını, sadece eleme yapılmış olacağını, sınavın TBB tarafından yapılması gerektiğini, ÖSYM’den sadece destek alınabileceğini, bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini, kökten ve radikal çözümlerin gerektiğini belirtti.
 
Av. Ali Yıldırım Sezer; hak arama özgürlüğüne; öncelikle idari açıdan ele alınması gerektiğini, birçok idari işlemlerin yargı denetimi dışında olduğunu, Bilgi Edinme Kanunu’ndaki istisnaların sorun oluşturduğunu, mevzuat çokluğunun sorun oluşturduğunu, avukatların dahi bu konuda sıkıntı yaşadığını, e-devlet uygulamasında tüm mevzuatın yer alması gerektiğini belirtti.
 
Av. Himmet Kuşçu, toplantılar öncesinde komisyon çalışması yapılması gerektiğini, bazı hukuk bürolarının bankalarla anlaşarak borçları satın aldığını, bunun hak arama hürriyetine engel ve haksız rekabet teşkil ettiğini, son dönemde hukuk fakültelerinden mezun olan öğrencilerin yetersiz eğitim aldığının açıkça gözlemlenebildiğini, hukuk eğitiminin 6 yıla çıkartılması gerektiğini, son 2 yıl içinde branş konusunda (hakim, savcı, avukat) tercih yapılmasını ve bu sürecin sonunda avukat olunmasının uygun olacağını, stajyerlerin de ücret karşılığında ve sigortalı olarak çalışması gerektiğini, yüksek yargı mercileri arasında bile aynı konuda farklı görüşlerin bulunduğunu, bunun içtihat birliği ve hukuka olan güveni hak arama özgürlüğünü olumsuz etkilediğini belirtti.
 
Av. İsmail Çömlekçioğlu, kamusal niteliği olan avukatlık mesleğinin sınavsız elde edilmesinin yargının diğer kurucu unsurları karşısında savunmanın kurumsal olarak güçsüzleştirildiğini, bunun savunmanın ve dolayısıyla yargının güçsüzleştirdiğini, bankaların harçtan muafiyetinin yargı bağımsızlığı ile ilintili bir durum olduğunu, müfettişlerin incelediği temel hususun harcın alınıp alınmadığı hususu olduğunu, bankalardan yargı harcı alınması gerektiği konusunda yargı kararının bulunduğunu, ancak yürütme organının alınan harçları iade ettiğini, devleti yönetenlerin ve siyasi iktidarın yargı üzerinde etkisi olduğunu, mevzuatta açık düzenlemelerin yapılması gerektiğini, yargı bağımsızlığı olmadığı sürece bu sorunların çözülemeyeceğini belirtti.
 
Av. Sertif Gökçe; bankaların harç muafiyetini kredi sözleşmelerine ilişkin işlerde borçlu kişilerden harç alınmaması mantığına dayalı olduğunu, buradaki amacın harç yükümlüsü olan borçludan harç alınmaması olduğunu, bankaların cezaevi harcını ödediğini, avukatlık sınavının Adalet Bakanlığı gibi yürütme organınca yapılmaması gerektiği, bu sınavın TBB tarafından yapılması gerektiğini belirtti.
 
Av. M. Bora Uluç, öteden beri bu konunun tartışıldığını, avukatlık sınavının ÖSYM tarafından yapılması konusunda, ancak konuların TBB tarafından seçilmesi ve önerilmesi bir görüş olduğunu, daha önce yapılacak olan sınavın bu çerçevede yapılmasının kararlaştırıldığını, sınavın bir an önce yapılması gerektiğini, ancak yani düzenlemenin kanunun yürürlük tarihinden sonra hukuk fakültesine başlayacak olan kişileri kapsaması halinde bunun yanlış olacağını belitti.
 
Av. Hürrem Güner; Mali Müşavirlik için birkaç kademe zor sınavdan geçildiğini, bize emsal olabilecek sistemin bu sistem olduğunu, sınavın da mutlaka TBB tarafından yapılması gerektiğini belirtti.
 
Av. Dr. İlter Yılmaz; meclisin birçok konuda görüş belirttiğini, ancak bu görüşlerin havada kaldığını, örneğin önceki toplantılarda Av. Nuri Almaz tarafından yapılan çalışmaların baro tarafından takip edilmediğini, Avukatlık Sınavı’nı ÖSYM’nin yapması halinde soru bankasının barolar ve TBB tarafından oluşturulması gerektiğini, evvelce TBB tarafından ÖSYM ile protokol imzalanmış olduğunu, ancak sınavın kaldırıldığını, önümüzde çok önemli bir fırsatın bulunduğunu, avukatlık sınavının mutlaka yapılması konusunda artık fikir birliğinin bulunduğunu, mali müşavirler için uygulanan sınavlarına benzer sistemin avukatlık mesleğinde de uygulanabileceğini, TBB Disiplin Kurulu gündemine son dönemde en çok parasal konulara ilişkin dosyaların geldiğini, bunun da Avukatlık Kanunu’nun acil olarak değiştirilmesi gerektiği ortaya koyduğunu, çevre baroların bir araya gelip çalışma yapması gerektiğini belirtti.
 
Av. Ertuğrul Sakaoğlu; TBB’nin evvelce hazırlanan Avukatlık Kanunu tasarısını dahi unuttuğunu, TBB’nin Avukatlık Kanunu tasarısı dahi hazırlamadığını, son dönemde sıklıkla yapılan bölge baroları toplantılarında bu hususların ele alınabileceğini, sınavın yapılması gerektiğini ancak sadece sınavın çözüm olmadığını, avukat yardımcılığı müessesesinin düşünülmesi gerektiğini belirtti.
 
Av. Bülent Kocata; tabiplere ilişkin sistemin, yani uzmanlık sisteminin avukatlıkta da uygulanabileceğini, branş uygulamasının gerektiğini belirtti.
 
Baro Başkanı Av. M. Cumhur Arıkan; toplantının çok verimli geçtiğini, buradan çıkan sonucun kendileri için çok faydalı olacağını, avukatlık sınavı öncesinin hukuk eğitiminden başladığını, avukatlık mesleğinin hukuk eğitimi alan kişilerin dışında kişilerce yapılması gibi bir tehlikenin bulunduğunu, Marmara Baro Başkanları Toplantıları’nın Tekirdağ’da yapılan bir toplantı ile yeniden başladığını, bu toplantılardan birinin Kocaeli’nde de yapılacağını, komisyon çalışmalarının gereğine inandığını, Mevzuatı Araştırma Komisyonu’nun bu konuda çalışma yapabileceğini, Avukatlık Kanunu Tasarısı’nın mutlaka barolarca hazırlanması gerektiğini,  Kocaeli Barosu’nun Avukatlık Kanunu’nda yapılması gereken değişikliklere ilişkin önerilerini Baro Başkanları Toplantısı’nda sunduğunu belirterek tüm meslektaşlara teşekkür etti.
Meclis Başkanı Av. M. Bora Uluç, meclis üyelerine teşekkür ederek toplantının sona erdiğini belirtti.
 
 
                                                                                                                Meclis Başkanı                          
                                                                                                              Av. M. Bora ULUÇ            
                                                   
22.11.2017 Çarşamba