DUYURU
Tarih: 29.11.2018| Okunma Sayısı: 84

ÇÖZÜMLENMESİNİ İSTEDİĞİMİZ MESLEKİ SORUNLARIMIZ

ADALET BAKANLIĞINA YAZILI VE SÖZLÜ OLARAK İLETİLMİŞ OLUP

TALEPLER EKTE YAYINLANMAKTADIR.

 

 

Tarih  :   29/11/2018

Sayı   :   1196 

        

ADALET BAKANLIĞI’ NA

                                                        ANKARA

 

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 1. Maddesi gereğince yargının kurucu unsuru olan ve bağımsız savunmayı temsil eden Avukatlık mesleğinin Sayın Bakanlığınızca da malum olduğu üzere pek çok sorunu bulunmaktadır. Bu sorunlar yasal düzenlemeler, yasalardaki boşluklar ya da uygulama kaynaklıdır. Avukatlık mesleğinin akut hale gelmiş bu sorunlarının çözümlenmesi hukuk devletinin amaçladığı yargı sürecinin gerçekleştirilmesine büyük bir katkı sağlayacaktır. Ayrıca sorunlara bulunacak çözümler, mesleğin yargının kurucu unsuru olması dolayısı ile kamusal niteliği karşısında gerekli icra koşullarına kavuşturulmasını sağlayacak ve hak etmiş olduğu mesleki itibarın kazandırılmasına da fayda sağlayacaktır.

Mesleğin icrasını zorlaştıran kimi zaman imkânsız hale getiren yasal düzenlemeler, yasal boşluklar ya da uygulamalar bakımından; Sayın Bakanlığınız tasarrufunda bulunanlar bakımından Adalet Bakanlığımızca, diğer Bakanlıkların tasarrufunda bulunanlar bakımından ise ilgili Bakanlık ve Kurumların nezdinde girişimlerde bulunulmasını arz ve talep etmekteyiz.

       Bu sorunlardan öncelikli olarak çözümlenmesini talep ettiğimiz hususlar aşağıdaki şekildedir;

1- Avukatlık mesleğine kabul şartları yeniden düzenlenmelidir. Hukuk Fakültelerini bitirip Avukat-Hakim-Savcı veya Noterliğe başvuru yapacaklara devlet yeterlilik sınavı uygulanmalı, sınavda barajın her meslek grubu bakımından aynı olması sağlanmalıdır.

  2-Hukuk Fakültelerinin eğitim niteliğinin yargı mensubu olan hakim, savcı ve avukatların niteliğine doğrudan, yargılama sürecine ise dolaylı olarak etki ettiği ortadadır. Bu bakımdan fakültelerde verilen eğitimin kalitesinin arttırılması gerekmektedir. Öte yandan kontrolsüz olarak artan fakülte kontenjanlarının kısıtlanması yönünde politikalar üretilmelidir.

3- Hukuk Fakültelerinin kontenjan sayıları dikkate alındığında, hukuk fakültesi mezunlarının işsizlik sorunu yaşayacağı açıktır. Gerek nitelikli istihdama fayda sağlaması, gerekse adalet birimlerinde verilen hizmetin nitelikli hale gelmesi bakımından Mahkeme Kalem müdürlerinin, icra müdürlerinin hukuk fakültesi mezunu olması ve yine Hukuk Fakültesi mezunları için noter yardımcılığı kadrosu ihdası düşünülmelidir. 

4- Hakimlik mesleğinde uzmanlaşmanın getirilmesi yargıya intikal eden uyuşmazlıkların daha hızlı ve hukuka uygun çözümlenmesine fayda sağlayacaktır. Örneğin; yıllarca ceza mahkemelerinde hâkim olarak çalışan ardından iş mahkemesine tayin edilen bir hakim iki yargılama arasındaki usul ve esas farklılıkları bakımından zorluk yaşadığı gibi mahkemede tecrübe kazanma süreci içerisinde mevcut dava dosyalarının çözümlenmesinde de gecikmelere veya hatalı kararlara neden olmaktadır. Bu durum vatandaşın yargıya olan güvenini zedelemektedir.

5-İdare Mahkemesi Hakimleri’nin hukuk fakültesi mezunu olması gerekmektedir. Yargılama görevini üstlenen kişilerin hukuk eğitimi alması ve hukuk formasyonuna sahip olması zorunludur. “Hukukun Evrensel İlkeleri” ve “Hukukun Üstünlüğü” kavramlarını içselleştirmemiş, hukuk eğitimi almamış kişilerin yargı sürecinde görev almaları verilen kararlarında bu ilkelere aykırı olması sonucunu doğurmaktadır.        

6- Ceza uzlaştırmasında hukukçu olmayanların görevlendirilmesi uygulamada pek çok sorunlara sebebiyet vermektedir. Bu nedenle uzlaştırmanın yargılama sürecinin bir parçası olduğu nazara alınarak bu süreçte sadece hukukçuların görev alması yönünde yasal düzenlemeler getirilmelidir.

     7- İş uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculukta her talep eden işçiye maddi durum araştırması yapılmaksızın adli yardım faslından avukat görevlendirilmesi koşulu getirilmelidir. Adli yardım bütçesinin bu amaçla işsizlik sigortası fonundan desteklenmesine ilişkin düzenleme yapılmalıdır.

8- CMK gereğince görevlendirilen Müdafii ve Vekillere yapılacak ödemelere ilişkin tarifenin; Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından kabul edilen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki asgari tutarlar düzeyine çıkarılması önemlidir.

Zorunlu müdafilik hizmetinin kamusal rolü de dikkate alındığında; Avukata ödenecek meblağlar, hiçbir verginin konusu olmamalıdır. Ayrıca görevlendirmenin talep edildiği kurum tarafından müdafii veya vekile dosya örneği resen ve ücretsiz olarak verilmelidir.           

CMK  ücret ödemeleri ile ilgili yaşanan sıkıntılar nedeniyle ödenek arttırılmalı, ödemelerin düzenli yapılması sağlanmalıdır. Yine CMK Müdafiliği sırasında yapılan yol giderleri ve görev gereği yapılacak her türlü masrafların tam ve sistemli şekilde ödenmesi yönünde çalışmalar yapılmalıdır.

9- Adli yardım ödemeleri çok aksamaktadır. Ödemeler, hak edildikten 5 -6 ay sonra yapılabilmektedir. Bu nedenle Adli yardım bütçesinin güçlendirilmesi ve ödemelerin düzenli hale getirilmesi sağlanmalıdır.

10- Niteliği itibari ile kamu hizmeti olan Avukatlık mesleğine uygulanan vergi oranları çok yüksektir. Eğitim hakkı, tedavi hakkı gibi birinci kuşak insan hakları arasında sayılan savunma hakkı ve hak arama hürriyetinin kullanılması Avukatlar aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Birinci kuşak insan haklarının kullanılabilmesi için yapılan harcamalarda uygulanan vergi oranı % 8’i geçmemektedir. Bu nedenle Avukatlık hizmetleri için uygulanacak KDV oranının da % 8 seviyesine çekilmesi talep edilmektedir. Avukatların vergisel sorunlarının giderilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Öte yandan meslek ile ilgili birçok harcama gider olarak gösterilememektedir. Bu konuda da çalışmalar yapılmalıdır.

11- Kamu avukatları ile diğer kamu çalışanları arasında ek gösterge ve makam tazminatı da dahil olmak üzere özlük hakları bakımından eşitsizlik bulunmaktadır. Bu adaletsizlik özellikle emeklilik döneminde ortaya çıkmakta, kamu avukatının emekli maaşı %40' a varan oranlarda kesintiye uğramaktadır. Bu olumsuz durumu ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yapılmalıdır.      

12- Adliyelerin yönetiminde görevli olan komisyonlarda özellikle Adalet Komisyonunda Baro Başkanlarının da yer alması sağlanmalıdır.

13- Yargı sürecinin hızlandırılması, Avukatların görevlerini daha etkin bir şekilde ifa edebilmeleri için TAKBİS – MERNİS ve SGK verilerine ulaşabilmeleri sağlanmalıdır.

14- Arabuluculuk sürecinde sadece hukukçuların görev alması yönündeki yasal düzenlemelerde ısrarcı olunmalıdır.

15- Kocaeli’nde mevcut adliye binası fiziki koşulları itibari ile ihtiyaçları karşılamaktan çok uzaktır. Bu nedenle yer tahsisi yapılan adliye binasının yapımına ilişkin çalışmalar hızlandırılmalıdır.

       Baromuz adına ihtiyaç duyulan idari binanın hazırlıklarına başlanabilmesi için Adliyenin yapılacağı arsada Kocaeli Barosuna tahsis edilen kısımla ilgili olarak tahsis, ifraz ve devir işlemlerinin yapılması gereklidir.

16- Mevcut adliyede gerek mahkemelerde gerekse pilot niteliğindeki 8.İcra Dairesindeki katip ve mübaşir eksikliği büyük sıkıntılara sebebiyet vermektedir. Bu nedenle kadro tahsisi sağlanarak personel eksikliğinin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

Bilgilerinize arz olunur.

Saygılarımla.

 

   KOCAELİ BAROSU BAŞKANI

     Av. Bahar GÜLTEKİN CANDEMİR

Logonuzu buraya yerleştirin veya bu metni silin

 

ETKİNLİK TAKVİMİ

Calendar
Title and navigation
Title and navigation
<<<Aralık 2018><<
Aralık 2018
 PSÇPCCP
48262728293012
493456789
5010111213141516
5117181920212223
5224252627282930
5331123456

17.12.2018
AV. BAHAR GÜLTEKİN CANDEMİR
BARO BAŞKANI

BARO LEVHASI


© Web sitesi hizmeti Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmektedir.