ÇOCUK KAÇIRMA, ÇOCUK İSTİSMARLARI VE CİNAYETLERİ KONUSUNDA YAPILAN BASIN AÇIKLAMASI
Tarih: 4.07.2018| Okunma Sayısı: 1004

 

Son günlerde peş peşe yaşanan, çocukların kaybolması, istismar edilmesi, öldürülmesi olayları ve hemen ardından gündeme gelen idam ya da hadım gibi cezaların yasalaştırılması tartışmaları konusunda, Kocaeli Barosu olarak görüş ve değerlendirmelerimizi paylaşmak gereksinimi duymaktayız.

Herkesçe infial içinde izlendiği üzere,  çocuklara yönelik saldırı haberlerinin ardı kesilmiyor.

Şair Şükrü Erbaş’ın dizelerindeki gibi,

“Yaşama nişanımız çocuklar;

Hangi evde doğarlarsa doğsunlar

Bizim evimizde ölüyorlar…”

Evet durum bu kadar acı ve acı hepimize bu kadar yakın..

Bu acıya maruz kalmamak için ne yapıyoruz, ne yapmalıyız.. Bu soruların cevabı hepimizin sorumluluğundadır. Ve bu sorumluluk sosyal medyada paylaşımda bulunarak, bitirilebilecek bir sorumluluk değildir. Anlık tepkilerle bitirilecek bir sorun da değildir. Uzun vadeli eğitim programları, suç ile mücadele politikaları çocuk koruma politikaları üzerine düşünmek yerine, idam ve kimyasal hadım meselesini ortaya atıp çocuk koruma meselesinin kendisini unutmak, toplumu bir çıkmaza sürüklemekten başka bir şey değildir.

Suç ne olursa olsun suçlu elbette cezalandırılmalıdır. Ancak bu güne kadar SADECE suçlunun en ağır şekilde cezalandırılması üzerinden yapılan toplumsal arayışın çözüm getirmediği, bilakis çocuğu bir kez daha mağdur ettiği görülmelidir.  Ülkemizin taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocukların korunmasına dair diğer uluslar arası düzenlemeler, Anayasamız, Çocuk Koruma Kanunumuz ve Çocuk Hakları Alanında çalışan uzmanlar öncelikle ÇOCUĞUN KORUNMASI’na vurgu yapmaktadır. Bu bakış açısıyla ortaya çıkarılan bilimsel çalışmalar referans alınmaksızın konunun sadece idam ve hadım üzerinden tartışılması ÇOCUKLARIMIZI KORUMAYACAKTIR. Ülkemizde idamın suçu önlemediği, tecrübeyle sabittir.  O zaman, çocuk istismarının önlenmesi için tartışılması gereken, toplumsal düzeyde nelerin yapılması gerektiğidir. Mesele, öncelikli olarak, suç işlendikten sonra, cinsel suç faillerinin bedenlerinin ya da cinsel dürtülerinin ortadan kaldırılması değil, suç işlenene kadar zihinlerinin değiştirilmesi; çocukların, ebeveynlerin ve toplumun bilinçlendirilmesidir.   Mesele, çocuklara yönelik her türlü şiddetin ortadan kaldırılması için öncelikle şiddete ilişkin risklerin ve nedenlerin ortaya konmasıdır.

Çocuk istismarı ile ilgili mevcut ceza kanunu düzenlemesini değiştirecek isek bunu bir tepki yasası olarak değil, bu konuda yapılmış çalışmaları tartışarak, daha önce bilimsel düzeyde tartışanların birikiminin değerlendirilmesine olanak sağlayarak ortaya çıkarmalıyız.

Bu konuda, Kocaeli Barosu ile Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği tarafından düzenlenen ve yaklaşık bir yıla yayılan çalışmalarda, çocuk alanında, ilgili bir çok disiplinden uzmanın bir araya gelerek hazırladığı rapor önemli bir kaynak niteliğindedir. Basınla ve fiziken de tüm ilgililerle paylaşılan rapor “çocuğun yüksek yararına en uygun yasal düzenlemelere ulaşmak için yapılacak olan tartışmalara zemin oluşturmak üzere” hazırlanmıştır. Yöneticilerden, yapılacak yasal düzenleme için bu çalışmaları dikkate almalarını, meseleyi idam ve hadım sığlığında bırakmamalarını  rica ediyor, Kocaeli Barosu olarak mevcut çalışmamız üzerinden yapılacak tartışmalar için gerekli organizasyona hazır olduğumuzun, şimdiye kadar olduğu gibi sorunun çözümü için çalışmaya devam edeceğimizin, bilinmesini istiyoruz. Bu ricamızı, çocuk istismarı yarasını yüreklerinde taşıyan basın ve kamuoyuyla paylaşır sesimize katılmalarını dileriz.

KOCAELİ BAROSU

 

ETKİNLİK TAKVİMİ

Calendar
Title and navigation
Title and navigation
<<<Ekim 2018><<
Ekim 2018
 PSÇPCCP
3924252627282930
401234567
41891011121314
4215161718192021
4322232425262728
442930311234

22.10.2018
AV. SERTİF GÖKÇE
BARO BAŞKANI

BARO LEVHASI


© Web sitesi hizmeti Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmektedir.